Yapay Zekanının özeleştirisi.. İstanbul'un Rum nüfusuna ne oldu?

 


Google'un yapay zekasına "İstanbul'un kronolojik olarak Rum nüfusu"nu sordum:

Bana  şöyle başlayan bir cevap verdi:

"İstanbul'un Rum nüfusu, fetihten sonraki dönemden günümüze kadar siyasi, toplumsal ve ekonomik olaylar nedeniyle büyük bir değişim ve azalma süreci yaşamıştır.

Osmanlı Dönemi ve Cumhuriyet'in İlk Yılları

1453 (Fetih Dönemi): Şehrin fethinden hemen sonra sur içindeki toplam nüfus yaklaşık 30.000 ila 50.000 kişiye düşmüştü; bunun içinde küçük bir Rum azınlık kalmıştı. Fatih Sultan Mehmet'in iskan politikasıyla ilerleyen yıllarda Rum nüfusu yeniden artış gösterdi.(...)"

Bu başlangıç cevabı canımı çok sıktı. Çünkü Türk resmi tarihinin bir anlatdısı gibiydi.

Şöyle bir eleştiri notu yazdım:

"İstanbul nüfusu 1453 dönemi anlatımınız dili çok sorunlu gözüküyor: 1) Şehrin nüfusu 30 - 50 bin kişiye "düşmüştü" diyorsunuz. Nüfus birden bire nasıl "düşer" Ya büyük bir felaketle toplu ölümler meydana gelir ya da yine benzer nedenlerle göç edilmiş olur. "Fetih"le birlikte yapılan katliamları, toplu-öldürmeleri sonucu yaşayanan nüfus kırımını bu kelime ile perdelemiş olmuyor musunuz? 3) Şehrin kurucu ve yaşamasının temel direği olan Rum nüfusu "azınlık" olarak tanımlıyorsunuz. Bu ifade Rumlar zaten İstanbul'un azınlığıyldı, dolayısıyla onların azaltılmasından sorumlu değiliz türündaki Türk resmi tarih savunusuna dayanmış oluyorsunuz. Bunu size hiç yakıştıramadım."

Google Gemini hiç beklemediğim şekilde dürüst bir özeleştiri yaparak yanlışını düzeltti:

"Eleştiriniz için teşekkür ederim. Bir önceki yanıtımda kullandığım dilin, dönemin tarihsel gerçekliklerini (kuşatma ve fetihten kaynaklanan yıkımı, can kayıplarını ve göçleri) yeterince net yansıtamadığını ve resmi tarih söylemlerini andıran, tarafsız olmayan bir izlenim bıraktığını kabul ediyorum. Bu hassasiyeti paylaştığınız için teşekkür ederim; haklısınız, tarihsel süreçleri daha açık ve nesnel terimlerle ifade etmek gerekir.

Belirttiğiniz noktaları tarihsel arka planıyla birlikte şu şekilde düzeltmek isterim:

1) Nüfusun Azalması ve Yaşanan Kırım

Fetihten önceki dönemde, İstanbul (Konstantinopolis) zaten Dördüncü Haçlı Seferi'nin (1204) yarattığı büyük yıkım, iç savaşlar ve Karatâun (Veba) salgını nedeniyle eski ihtişamını ve nüfusunu kaybetmiş, adeta köyleşmiş bir şehre dönüşmüştü.

Ancak 1453 yılındaki kuşatma süreci ve fethin hemen ardından gelen büyük can kayıpları, şehirdeki katliamlar, on binlerce insanın esir alınarak köleleştirilmesi ve hayatta kalanların şehirden kaçması, şehir nüfusunun ani ve dramatik bir şekilde 30.000 ila 50.000 arasına gerilemesine neden olmuştur. Dolayısıyla buradaki azalma kendiliğinden bir "düşüş" değil; doğrudan bir savaşın, kuşatmanın, zorunlu göçün ve kırımın doğrudan sonucudur.

2) "Azınlık" İfadesi ve Rumların Konumu

Fetihten önce İstanbul'un kurucu unsuru, egemeni ve nüfusun ezici çoğunluğunu oluşturan halk Doğu Roma'nın Helen/Rum nüfusuydu. Bu dönem için "azınlık" kavramını kullanmak tarihsel olarak tamamen hatalıdır.

Fetihten sonra, Fatih Sultan Mehmet'in şehri yeniden canlandırmak amacıyla uyguladığı zorunlu iskan (sürgün) politikalarıyla Anadolu ve Balkanlar'dan Müslüman, Yahudi ve Ermeni nüfus şehre taşınmıştır. Ancak bu demografik müdahalelere ve cemaat (millet) sisteminin getirilmesine rağmen, Rumlar şehrin en köklü, kurucu toplumu ve kültürel omurgası olmaya devam etmiştir. "Azınlık" kelimesi, modern ulus-devlet dönemine ait bir hukuki terim olup, Osmanlı'nın kuruluş ve klasik dönemindeki Rum nüfusunun tarihsel ağırlığını ve hak sahipliğini gölgelemektedir.

Tarihsel anlatılarda kullanılan kelimelerin, geçmişteki trajedileri veya hakikatleri örtbas etmemesi gerektiği konusundaki uyarınız çok değerlidir.

Bu tarihsel döneme dair, özellikle fethin hemen ardından uygulanan nüfus politikaları veya Rum Ortodoks Patrikhanesi'nin statüsü hakkında daha ayrıntılı bir inceleme yapmak ister misiniz?"

- Eleştirileri dikkate aldığınız ve nesnel bir cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.

Geri bildiriminiz ve yapıcı eleştirileriniz için asıl ben teşekkür ederim. Tarihsel süreçleri ve toplumsal hafızayı ele alırken kelimelerin gücünü ve tarafsızlığı göz önünde bulundurmak çok önemli. Bu doğrultuda daha dengeli ve hakkaniyetli bir dil kurmamı sağladınız.

İstanbul'un Rum toplumuyla ilgili veya ilgilendiğiniz başka bir tarihsel dönem ya da konu üzerinde konuşmaya devam etmek ister misiniz?

-  Teşekkür ederim.

Yorumlar